Günler biz istesek de istemesek de geçiyor... Ama ben geçmesini istemiyorum çok hızlı çünkü kendimi yıllardır birşeyler yapmıyormuş gibi hissediyorum... Atalet denilen illet sardı beni ve yakamı kurtaramıyorum. Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki... Onları yapmayı düşünmekten, onları gerçekten yapmaya vaktim kalmıyor... aslında çoğu kişisel gelişimcinin anlattığı gibi, bu ataleti yenmek çok basit herşey biz de bitiyor. Yani biz istersek olacak istemezsek ve sadece düşünürsek olmayacağı belli :D Hep deriz bu dünyada bir amacımız olmalı ve onun uğruna yaşamalıyız. Ben bayadır günü kurtarmaya çalışıyorum ama onu da kurtarabildiğimi söyleyemem... Ne demiş Victor Clam, Atalet fırsatların katilidir... Şimdi ben fırsatlarımı birer birer öldürüyor muyum? Gerçi bunu Mümin Sekman'ın bir yazısındanbuldum ama bu Victor Clam'ı google'da aradığımda bulamadım. Yani bu Victor Clam olmayabilir. Önemli olan kimin söylediği değil, söylenen söz...İşyeri tezimi bu haftasonu bitirecektim ama bir sayfa ilerleyebildim sadece... Acaba ben ne zaman görev adamı olacağım ve yapmam gerekenleri zamanında yapmayı öğreneceğim. Bir an önce öğrenmem lazım... çünkü hayatta keşkelere yer yoktur. Zamanı öldürmeyeceğim iyi bir şekilde değerlendireceğim.. Hayat daha yeni başlıyor benim için bu hafta yoğun bir hafta ve birçok iş halletmem gerekiyor ben bu konuda kendime güveniyorum. Hadi bakalım Ahmet bu sefer başarılı olacaksın... şimdi 2 saat tez yazacağım sonra uyuyacağım ve iş saatlerimi bugün için çok verimli geçirmek niyetindeyim. Bu arada geçen Cuma Burak'ın babaannesini kaybettik... Hayat kimi dünyaya gelirken kimi de buralardan göçüyor. Ne diyelim öncelikle ebediyete intikal etmiş yakınlarımızın ve sonra da tüm müslümanlarla tüm insanların cennete erişmesi için dua edelim.
İyi geceler
13 Haziran 2010 Pazar
9 Haziran 2010 Çarşamba
İlk Bloğum - 10 Haziran 2010 Perşembe
Bugün ilk internet bloğumu yazıyorum... Aslında yıllardır planlıyordum böyle bir blok oluşturmayı ama bugüne Mirgün Cabas'ın twitterda yazdıklarını okurken karar verdim. Artık yazdıklarımı buradan herkese ulaştırabileceğim... Aslında yıllar önce bir hikaye yazmaya başlamıştım. Her gün biraz yazıyordum ve yazdıklarım gerçeklerle kurgunu içice geçmiş haliydi ve yazdıklarımdan bir hayli memnundum takii bilgisayarım çökene kadar. bu hikayemi kurtaramadım ve bir daha da başına oturup yazamadım.
Bugün neler yaptığım ve neler öğrendiğime gelince :D Ankara Maltepe'deki Akar International Hotel'de REACH eğitimine katıldım ve Toksikoloji hakkında Hollanda'lı uzmanlar Ike ile Femke'nin anlattıklarını dinledik ve Case Study'ler yaptık. Case Study'lerden birinde öğrendim ki, fırınlarda yemek pişirmek için kullandığımız 'yağlı kağıt'ta toksisitesi yüksek olan organotin bulunmaktaymış. Yani 'organik kalay'. Benim tavsiyem mümkün olduğunca yağlı kağıt kullanılmasının tercih edilmemesi. Aslında oturup bu konuyla ilgili bilimsel makaleleri okumam lazım ama işte beni tanıdıkça anlayacaksınız ki... Ben çok düşünür az çalışırım :DDD Değişeceğim söz...
Öğle arasında Eylem, Ezgi ve Burak'la Maltepe'deki parkta iskambil kağıtları gibi kartlarla oynanan Monopoly oynadık. Tabii öncelikle yanımızda gazete okumaya çalışan amcayı bezdirdiğimiz için o kaçtı ve ben de ilk kez bu oyunu oynayacağım için Ezgi bana çok hızlı bir anlattı ve oynadık... Eğlenceli bir oyun ve çok çabuk bitirebiliyorsunuz. Tapu senetlerinden aynı renkte genelde 3 tane 3 set oluşturan oyunu kazanıyor... Tavsiye ederim... oyunu iki kez oynadık ikisinde de Burak kazanacak gibi görünmesine rağmen Eylem kazandı. Ezgi'yle bense zavallıları oynadık iki oyunu da set oluşturamadan ya da elimizdeki setleri kaptırarak bitirdik...
Bak aklıma geldi. Ben Eylem'den başlayarak dairedeki arkadaşlarıma sigarayı bıraktırmaya çalışıyorum ancak bana mısın demiyorlar :((( İnanır mısınız çok üzülüyorum... Bakalım gün doğmadan neler doğacak.
Akşam Mardin'den gelen Mehmet adlı arkadaşımla buluşup yemek yedik Leman'da ancak Mehmet garsonların tavırlarını pek beğenmedi... Antalya'da çalıştığı otellerde bu şekilde asla muamele edilemeyeceğini tekrarladı...
Mehmetçim umarım ideallerini gerçekleştirmeye İsveç'e en kısazamanda gidersin....
Mehmet'ten ayrıldıktan sonra babamı AŞTİ'de karşıladım. Bugün Kudret Göz'de katarakt kontrolü var. Yani ameliyat oldu bir sorun var mı diye bakacaklar.
Aslında su anda tez yazıyor olmam lazım ama ben birazdan devam edeceğim. Şu an 73 sayfa oldu. Mahmut 80'de bitir diyor bakalım ne olacak. Uzmanlık tasarısı meclisten geçmeden bitirip tezi teslim etmem lazım. Artık tembellik yok dimi Ahmet :D
Bu arada İran'a yeni yaptırımlar konusunda Hayır oyunu sadece Türkiye ile Brezilya verdiği için, yeni yaptırımlar İran'a dayatılacak... Bakalım ne olacak :D
Öğle arasında Eylem, Ezgi ve Burak'la Maltepe'deki parkta iskambil kağıtları gibi kartlarla oynanan Monopoly oynadık. Tabii öncelikle yanımızda gazete okumaya çalışan amcayı bezdirdiğimiz için o kaçtı ve ben de ilk kez bu oyunu oynayacağım için Ezgi bana çok hızlı bir anlattı ve oynadık... Eğlenceli bir oyun ve çok çabuk bitirebiliyorsunuz. Tapu senetlerinden aynı renkte genelde 3 tane 3 set oluşturan oyunu kazanıyor... Tavsiye ederim... oyunu iki kez oynadık ikisinde de Burak kazanacak gibi görünmesine rağmen Eylem kazandı. Ezgi'yle bense zavallıları oynadık iki oyunu da set oluşturamadan ya da elimizdeki setleri kaptırarak bitirdik...
Bak aklıma geldi. Ben Eylem'den başlayarak dairedeki arkadaşlarıma sigarayı bıraktırmaya çalışıyorum ancak bana mısın demiyorlar :((( İnanır mısınız çok üzülüyorum... Bakalım gün doğmadan neler doğacak.
Akşam Mardin'den gelen Mehmet adlı arkadaşımla buluşup yemek yedik Leman'da ancak Mehmet garsonların tavırlarını pek beğenmedi... Antalya'da çalıştığı otellerde bu şekilde asla muamele edilemeyeceğini tekrarladı...
Mehmetçim umarım ideallerini gerçekleştirmeye İsveç'e en kısazamanda gidersin....
Mehmet'ten ayrıldıktan sonra babamı AŞTİ'de karşıladım. Bugün Kudret Göz'de katarakt kontrolü var. Yani ameliyat oldu bir sorun var mı diye bakacaklar.
Aslında su anda tez yazıyor olmam lazım ama ben birazdan devam edeceğim. Şu an 73 sayfa oldu. Mahmut 80'de bitir diyor bakalım ne olacak. Uzmanlık tasarısı meclisten geçmeden bitirip tezi teslim etmem lazım. Artık tembellik yok dimi Ahmet :D
Bu arada İran'a yeni yaptırımlar konusunda Hayır oyunu sadece Türkiye ile Brezilya verdiği için, yeni yaptırımlar İran'a dayatılacak... Bakalım ne olacak :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
