Yıllar Sonra Yeniden... 30 Temmuz 2019
Yıl 2019 ve aylardan Temmuz günlerden ise Salı ve ayın 30. günündeyiz. Yaklaşık 8 yıl sonra yeniden birlikteyiz. Aslında çok şey değişti ya da pek birşey değişmedi mesela artık Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçtik. Yaklaşık bir yıldan fazladır Başbakan yok. Ülke Cumhurbaşkanı ve onun kabinesi tarafından yönetiliyor. Önceki yazılarıma baktım ve ataleti hala yenemediğimi gördüm... Belli bir yaştan sonra hep aynı mı kalıyoruz acaba neden yenememişim ben bu ataleti. Aradaki yıllarda çeşitli Avrupa ülkelerine gittim. Beyrut'a ilk kez bu sene Mart ayında gittim ve 2017'nin Ekim ayından 2018'in Mart ayına kadar Kopenhag'da yaşadım. Avrupa Çevre Ajansında NEPT olarak görev yaptım. 9 yıl önce yurtdısı hayallerim varmış birşeyler yapmıyormuşum hala da çok birşey yaptığım söylenemez. Bakanlıkta çalışmaya devam. Aradaki dönemde Atık'ta veri değerlendirmede çalıştım ve şuan Çevre ajansında çalışıyorum. Esat'ta oturuyorum. Aradaki süreçte Toki turkuazdan ev aldım yaklaşık 5 yıl orada yaşadım ve sonra evi tokiye iade ettim. Abim evlendi. Ablam artık Çorum'da görevli. En büyük ablamın iki oğlu (yeğenlerim) evlendi birinin kızı oldu adı ise Elif. Bu sene Gülşah Emrah'la evlenecek, İlter'de evleniyor. Ben ev almayı düşünüyorum. Yurtdışı hedeflerim halen devam ediyor. Şube arkadaşlarım Senem, Tuğçe ve Gökşin. Senem hayvanları çok seviyor ve Kozalak isminde köpekler için yer ile ilgileniyor arkadaşı Kadir ile birlikte. Gökşin 1 aydan fazladır düzenli yürüyüş yapıyor ve 5 kilo verdi. Tuğçe'nin çok tatlı iki oğlu var. Şube müdürümüz Fatma Nur onun da bir kızı var ve şuan tatilde. bu Cuma Pınar'ın yeni evine hayırlı olsuna pizza partisine gideceğiz. Şenay, Didem, Menekşe, Tuğba Ceren, Gülşah ve Demetle birlikte gideceğiz. Demet'in bülbülderesinde geçen yıl satın aldığı bir evi var ara sıra oraya ziyarete gidiyoruz. Gökmen'le çok yakın oturuyoruz ve nerdeyse hergün görüşüyoruz. Benim için çok önemli kendisi. Bir de Mustafa'mız var birlikte işe gidip geliyoruz onun aracıyla. O da biraz mutsuz Yunanistan sadece 4 aylık vize vermiş. Haftaya Kos'ta olacak. Halla var Denizli'de onunla da Kasım'da Prag'a gideceğiz. Tabiki Gökmen de olacak ve Manisa'dan arkadaşımız Gökhan da bizimle birlikte ilk yurtdışı deneyimini yaşayacak.
Hayat kısa ne istiyorsak onu hakkıyla yapmamız lazım. Görüşmek üzere
30 Temmuz 2019 Salı
4 Nisan 2011 Pazartesi
Macaristan'a ilk seyahatim olacak...
Benim de bir blog'um varmış meğer ve ben onu ancak senede bir hatırlarmışım. Geçen yıl Haziran ayında sadece iki kez blog oluşturmuşum ve sonrası yok :D Önceki günlüğümde demişim zaman çok hızlı geçiyor ve ben bu kadar hızlı geçmesini istemiyorum. Bunun hayatımda hala geçerli olması iyi mi kötü mü bilemedim. Ama şunu biliyorum hala şu ataleti yenemedim. Belki bir sürü şey yapıyor gibi görünüyorum ama aslında yaptıklarımın çoğunu istemeden yapıyorum. Ailem benden evlenmemi bekliyor mesela. İyi birini bul ve evlen ;) Bazen istiyorum, bazen vazgeçiyorum. Yıllardır yurtdışı hayalim var. Eee tabi bir girişim yapmazsan hep hayal olarak kalır. Etimesgut'ta abimle bir eve taşınmıştık ama o bir ay çalışır çalışmaz geri döndü Bartın'a ben de tek başıma eve çıkmış gibi oldum. Bu mahallede hiç tanıdığım yok. Apartmanla alakam bile yok. Ben istiyor muyum bilmiyorum, ama galiba onlar da istemiyor. Sabah Macaristan'a uçacağım ama bir sürü hazırlığımı yapmadım. onları yapıp biraz uyusam iyi olacak. Ama yapmamak için bir güzel TV izledim :D şimdi harekete geçme zamanı. Kararsızlık insanın en büyük düşmanlarından biridir. YGS'de şifreli soru kitapçığı skandalı var. ÖSYM başkanı yok öyle birşey dedi. Cumhurbaşkanı ve hükümet bu açıklamayı yeterli buldu. Bence yargıya intikal etsin bu olayda yazık o kadar çocuğun emeği yenmesin. Sunum hazırlamam lazım... Japonya'da çok büyük bir deprem, ardından tsunami oldu ve Fukuşima nükleer santralinden sızıntı oldu... Bakalım seni daha çok ziyaret edecek miyim.
13 Haziran 2010 Pazar
Ataleti yenmek - 14 Haziran 2010
Günler biz istesek de istemesek de geçiyor... Ama ben geçmesini istemiyorum çok hızlı çünkü kendimi yıllardır birşeyler yapmıyormuş gibi hissediyorum... Atalet denilen illet sardı beni ve yakamı kurtaramıyorum. Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki... Onları yapmayı düşünmekten, onları gerçekten yapmaya vaktim kalmıyor... aslında çoğu kişisel gelişimcinin anlattığı gibi, bu ataleti yenmek çok basit herşey biz de bitiyor. Yani biz istersek olacak istemezsek ve sadece düşünürsek olmayacağı belli :D Hep deriz bu dünyada bir amacımız olmalı ve onun uğruna yaşamalıyız. Ben bayadır günü kurtarmaya çalışıyorum ama onu da kurtarabildiğimi söyleyemem... Ne demiş Victor Clam, Atalet fırsatların katilidir... Şimdi ben fırsatlarımı birer birer öldürüyor muyum? Gerçi bunu Mümin Sekman'ın bir yazısındanbuldum ama bu Victor Clam'ı google'da aradığımda bulamadım. Yani bu Victor Clam olmayabilir. Önemli olan kimin söylediği değil, söylenen söz...İşyeri tezimi bu haftasonu bitirecektim ama bir sayfa ilerleyebildim sadece... Acaba ben ne zaman görev adamı olacağım ve yapmam gerekenleri zamanında yapmayı öğreneceğim. Bir an önce öğrenmem lazım... çünkü hayatta keşkelere yer yoktur. Zamanı öldürmeyeceğim iyi bir şekilde değerlendireceğim.. Hayat daha yeni başlıyor benim için bu hafta yoğun bir hafta ve birçok iş halletmem gerekiyor ben bu konuda kendime güveniyorum. Hadi bakalım Ahmet bu sefer başarılı olacaksın... şimdi 2 saat tez yazacağım sonra uyuyacağım ve iş saatlerimi bugün için çok verimli geçirmek niyetindeyim. Bu arada geçen Cuma Burak'ın babaannesini kaybettik... Hayat kimi dünyaya gelirken kimi de buralardan göçüyor. Ne diyelim öncelikle ebediyete intikal etmiş yakınlarımızın ve sonra da tüm müslümanlarla tüm insanların cennete erişmesi için dua edelim.
İyi geceler
İyi geceler
9 Haziran 2010 Çarşamba
İlk Bloğum - 10 Haziran 2010 Perşembe
Bugün ilk internet bloğumu yazıyorum... Aslında yıllardır planlıyordum böyle bir blok oluşturmayı ama bugüne Mirgün Cabas'ın twitterda yazdıklarını okurken karar verdim. Artık yazdıklarımı buradan herkese ulaştırabileceğim... Aslında yıllar önce bir hikaye yazmaya başlamıştım. Her gün biraz yazıyordum ve yazdıklarım gerçeklerle kurgunu içice geçmiş haliydi ve yazdıklarımdan bir hayli memnundum takii bilgisayarım çökene kadar. bu hikayemi kurtaramadım ve bir daha da başına oturup yazamadım.
Bugün neler yaptığım ve neler öğrendiğime gelince :D Ankara Maltepe'deki Akar International Hotel'de REACH eğitimine katıldım ve Toksikoloji hakkında Hollanda'lı uzmanlar Ike ile Femke'nin anlattıklarını dinledik ve Case Study'ler yaptık. Case Study'lerden birinde öğrendim ki, fırınlarda yemek pişirmek için kullandığımız 'yağlı kağıt'ta toksisitesi yüksek olan organotin bulunmaktaymış. Yani 'organik kalay'. Benim tavsiyem mümkün olduğunca yağlı kağıt kullanılmasının tercih edilmemesi. Aslında oturup bu konuyla ilgili bilimsel makaleleri okumam lazım ama işte beni tanıdıkça anlayacaksınız ki... Ben çok düşünür az çalışırım :DDD Değişeceğim söz...
Öğle arasında Eylem, Ezgi ve Burak'la Maltepe'deki parkta iskambil kağıtları gibi kartlarla oynanan Monopoly oynadık. Tabii öncelikle yanımızda gazete okumaya çalışan amcayı bezdirdiğimiz için o kaçtı ve ben de ilk kez bu oyunu oynayacağım için Ezgi bana çok hızlı bir anlattı ve oynadık... Eğlenceli bir oyun ve çok çabuk bitirebiliyorsunuz. Tapu senetlerinden aynı renkte genelde 3 tane 3 set oluşturan oyunu kazanıyor... Tavsiye ederim... oyunu iki kez oynadık ikisinde de Burak kazanacak gibi görünmesine rağmen Eylem kazandı. Ezgi'yle bense zavallıları oynadık iki oyunu da set oluşturamadan ya da elimizdeki setleri kaptırarak bitirdik...
Bak aklıma geldi. Ben Eylem'den başlayarak dairedeki arkadaşlarıma sigarayı bıraktırmaya çalışıyorum ancak bana mısın demiyorlar :((( İnanır mısınız çok üzülüyorum... Bakalım gün doğmadan neler doğacak.
Akşam Mardin'den gelen Mehmet adlı arkadaşımla buluşup yemek yedik Leman'da ancak Mehmet garsonların tavırlarını pek beğenmedi... Antalya'da çalıştığı otellerde bu şekilde asla muamele edilemeyeceğini tekrarladı...
Mehmetçim umarım ideallerini gerçekleştirmeye İsveç'e en kısazamanda gidersin....
Mehmet'ten ayrıldıktan sonra babamı AŞTİ'de karşıladım. Bugün Kudret Göz'de katarakt kontrolü var. Yani ameliyat oldu bir sorun var mı diye bakacaklar.
Aslında su anda tez yazıyor olmam lazım ama ben birazdan devam edeceğim. Şu an 73 sayfa oldu. Mahmut 80'de bitir diyor bakalım ne olacak. Uzmanlık tasarısı meclisten geçmeden bitirip tezi teslim etmem lazım. Artık tembellik yok dimi Ahmet :D
Bu arada İran'a yeni yaptırımlar konusunda Hayır oyunu sadece Türkiye ile Brezilya verdiği için, yeni yaptırımlar İran'a dayatılacak... Bakalım ne olacak :D
Öğle arasında Eylem, Ezgi ve Burak'la Maltepe'deki parkta iskambil kağıtları gibi kartlarla oynanan Monopoly oynadık. Tabii öncelikle yanımızda gazete okumaya çalışan amcayı bezdirdiğimiz için o kaçtı ve ben de ilk kez bu oyunu oynayacağım için Ezgi bana çok hızlı bir anlattı ve oynadık... Eğlenceli bir oyun ve çok çabuk bitirebiliyorsunuz. Tapu senetlerinden aynı renkte genelde 3 tane 3 set oluşturan oyunu kazanıyor... Tavsiye ederim... oyunu iki kez oynadık ikisinde de Burak kazanacak gibi görünmesine rağmen Eylem kazandı. Ezgi'yle bense zavallıları oynadık iki oyunu da set oluşturamadan ya da elimizdeki setleri kaptırarak bitirdik...
Bak aklıma geldi. Ben Eylem'den başlayarak dairedeki arkadaşlarıma sigarayı bıraktırmaya çalışıyorum ancak bana mısın demiyorlar :((( İnanır mısınız çok üzülüyorum... Bakalım gün doğmadan neler doğacak.
Akşam Mardin'den gelen Mehmet adlı arkadaşımla buluşup yemek yedik Leman'da ancak Mehmet garsonların tavırlarını pek beğenmedi... Antalya'da çalıştığı otellerde bu şekilde asla muamele edilemeyeceğini tekrarladı...
Mehmetçim umarım ideallerini gerçekleştirmeye İsveç'e en kısazamanda gidersin....
Mehmet'ten ayrıldıktan sonra babamı AŞTİ'de karşıladım. Bugün Kudret Göz'de katarakt kontrolü var. Yani ameliyat oldu bir sorun var mı diye bakacaklar.
Aslında su anda tez yazıyor olmam lazım ama ben birazdan devam edeceğim. Şu an 73 sayfa oldu. Mahmut 80'de bitir diyor bakalım ne olacak. Uzmanlık tasarısı meclisten geçmeden bitirip tezi teslim etmem lazım. Artık tembellik yok dimi Ahmet :D
Bu arada İran'a yeni yaptırımlar konusunda Hayır oyunu sadece Türkiye ile Brezilya verdiği için, yeni yaptırımlar İran'a dayatılacak... Bakalım ne olacak :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
